17.08.2017 17:21:13 Paylaş

3. TURİZM ŞURASI TARİHTEKİ YERİNİ ALACAK

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kasım ayında Ankara’da geniş kapsamlı bir Turizm Şurası düzenleneceğini duyurmuş ve tebliğler için son tarih olarak da 25 Eylül 2017’yi açıklamıştı.

Peki nedir bu ‘Turizm Şurası’? Şura ile hedeflenen aslında ne? 3. Turizm Şurası’nın yakın zamanda yapılan ‘turizm’ temalı toplantılardan farkı ne olacak? İşte merak edilen tüm bu soruların yanıtları için, 3. Turizm Şurası’nın tertiplenmesinde sorumluluk alan kurumlardan birisi olan Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Ahmet Zeki Apalı ile bir araya geldik. Kendisiyle, 3. Turizm Şurası’ndan hareketle ülke turizmini ve turist rehberlerini konuştuk.

Zeki Bey merhaba. Öncelikle 3. Turizm Şurası’nın ne olduğunu ve ne vadettiğini öğrenmek istiyoruz.

  • Kasım ayında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde yapılması planlanan Turizm Şurası 1998 ve 2002’den sonraki 3. şura olacak. ‘Şura’ kelimesinin kökeni ‘danışma kurulu’ gibi bir anlama gelse de; insanların arasındaki şura algısı, bir konu ile ilgili en üst düzeydeki organizasyon olarak kodlandığı için böyle bir tanımda bulunulması uygun görüldü. Yani 3. Turizm Şurası, Türkiye’nin turizm alanındaki en kapsamlı ve alınan kararların uygulamaya en yüksek oranda geçtiği toplantısı olarak tarihteki yerini alacak.
  • Turist Rehberleri Birliği’nin bu şuradaki işlevi, görevi nedir?

  • Rehberlik mesleği, turizmin temel yapı taşlarındandır. Seyahat acenteleri, otelciler ve taşımacılardan herhangi biri olmaz ise turizm olmaz. Rehberlik de bu denli önem arz eden bir kavram olarak öne çıkar. Biz rehberlik kısmının hem eğitim hem de tanıtım odaklı geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için de şurada oluşturulan başlıklar dahilinde, özellikle rehberlik eğitimini turizm eğitimi kadar önemli bir başlık olarak tespit ettirdik ve şurada aktif rol üstleniyoruz. Şura için şöyle bir çalışma yaptık, akademisyenlerden oluşan bir bilim kurulu kurulsun istedik ve bu kabul gördü. Sektör temsilcilerinden ve üniversitelerde turizm eğitimi veren hocalardan belirlediğimiz isimlerden bir kurul oluştu. Bu kurul, sektörün sorunlarını ortaya koyacak, kamuda yaşanan sıkıntıları dile getirecek ve tabi çözüm odaklı önerilerde bulunarak amaçladığımız etkileşimi hayata geçirecek.
  • 3. Turizm Şurası’na kişisel olarak bakış açınız nasıl?

  • Son iki yılı saymazsak turizm sektöründe 2002’den itibaren ciddi gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Kendi içindeki dinamiklerden beslenen sektör son iki yılda uluslararası konjonktür ve çevremizdeki olumsuzluklar sebebiyle ağır yara aldı. Biz ‘3.Turizm Şurası’nı, turizm gerilemişken hataları masaya yatırarak, yapılan yanlışları ortadan kaldıracak önlemleri almak amacıyla yaratılmış bir fırsat olarak görüyoruz.
  • 3. Turizm Şurası’na dair ana hedefi özetleyen, şuranın karakterini ortaya koyacak bir slogan söz konusu olsa bu sizce ne olurdu?

  • Evvelsi gün bir konu üzerinde çalışma yapıyordum. ENAT (European Network for Accessible Tourism) Türkiye Temsilcisi Nejat Şardağı’nı misafir ettim. Kendisiyle şunu konuştuk, Turizm Şurası’ndan hemen önce eğer mümkün olursa ENAT Dünya Başkanı gibi, Dünya Turizm Teşkilatı Başkanı ya da üst düzey yöneticileri gibi isimleri Türkiye’ye getirerek; onlara 2018 için: “Destination Turkey!” dedirtmek. Bunu önemsiyoruz çünkü bakın Almanya’da Merkel bir açıklama yapıyor insanlar etkileniyor, keza Avrupa’nın diğer ülkeleri için de geçerli bir durum bu. Rehberlerimize gelen bilgiler ise şu yönde; evet halkın siyasetçilere belli bir güveni söz konusu fakat özellikle bu turizm konusunda tedirgin olmaya başladılar. “Acaba doğru mu söylüyorlar? Türkiye, turizm açısından gerçekten dezavantajlı bir konumda mı?” gibi sorular var. Çünkü Türkiye’ye gelip 500 euro’ya çok üst standartta bir tatil yapıp sorunsuz bir şekilde ülkesine dönen bir Alman, aynı şartları İspanya ya da Yunanistan’da sağlamaya kalktığında çok daha fazla para harcarken daha düşük standartlarda tatil yapıyor. Dolayısıyla sorgulamaya başlıyor. Türk Turizminin paydaşlarına düşen, siyasi gerilimlerin uzağında bu kıymetli ürünü iyice parlatmak ve sonuç almak. İşte bu ‘3.Turizm Şurası’nda tüm bu düşünceler, akademik isimlerin görüşleri, rakamlara dayanan araştırmalar ve ileriye dönük gerçekçi adımlar Türkiye Turizmi’nin bekası için tartışılıp karara bağlanacak.
  • “DEVLETİN ZİRVESİ TURİZMİ ÖNEMSİYOR.”

  • Şunun altını çizmek isterim ki, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın konuya olan hassasiyetini duydum. Şura’yı önemsediğini ve alınacak kararların, turizm değerimizi yukarı taşıması için bir an evvel hayata geçmesi gerektiğinin talimatını verdiğini biliyorum. Bu da, biz turizmcileri heyecanlandıran, umutlandıran ve motive eden bir durum. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’un önemli bir devlet adamı oluşu, göreve geldiğinden beri mevcut konular üzerinde hassasiyetle duruşu, beni ve turizmin sektörünün tüm mensuplarını ilerisi için ümitlendiriyor. Kasım ayındaki 3. Turizm Şurası’na kadar detaylı şekilde hazırlanıp, şuradan sonra da tüm paydaşlarımızla Türkiye turizminin eski günlerine döndürmek için çabalayacağız.
  • 3. Turizm Şurası’na verilen önem şu an için olumlu bir hava estiriyor. Şuranın düzenleneceği kasım ayına kadar yaşanacak gelişmeleri ve şurada alınacak kararların uygulamadaki etkinliğini yakından izleyeceğiz.

    Turist Rehberleri Birliği Başkanı Ahmet Zeki Apalı ile yaptığımız söyleşinin 2. kısmında “Türkiye’de Turist Rehberliği” üzerine konuştuk. Ülke turizminin sahadaki oyuncuları olan turist rehberlerinin sorunlarından yola çıkarak turizm üzerine nitelikli bir fikir alış verişinde bulunduk. Türkiye’de Turist Rehberliği röportajı için Turizm Report’u takip edin.

  • Kaynak: https://turizmreport.com